NEDEN GÜNEŞ ENERJİSİ

YENİLENEBİLİR ENERJİ ÖNEMİNİ ARTIRIYOR

Enerji kaynakları çeşitleniyor, yenilenebilir enerji ihtiyacı artıyor.

Dünyada artan nüfus, şehirleşme ve sanayileşme ile doğru orantılı olarak enerji ihtiyacı da artış gösteriyor. Enerji kaynakları da buna bağlı olarak çeşitleniyor. Dünya üzerindeki enerji kaynakları içinde yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarına yönelim hızla artıyor. Ülkelerin birçoğu enerji ihtiyaçlarının büyük bölümünü fosil yakıtlardan karşılıyor.

Bu durum, fosil yakıtların günbegün azalmasına sebep olduğu gibi çevre kirliliğini de tetikliyor. Ülkemizin söz konusu kaynaklar bakımından zengin bir bölge olmayışı, Türkiye’nin dışa bağımlılığını da artırıyor. Bu enerji kaynaklarının ithal edilmesi de cari açığın önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Söz konusu enerji kaynaklarının olumsuz etkileri nedeniyle insanlar, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaya yöneliyor. Yenilenebilir enerji kaynağı “Doğanın kendi evrimi içinde bir sonraki gün aynen mevcut olabilen enerji kaynağı” olarak tanımlanıyor.

Güneş, rüzgar, biyoenerji ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemli özelliği sürdürülebilir olmaları. Söz konusu kaynaklar dünyanın her yerinde bulunabildiğinden ülkelerin dışa bağımlılığı azalıyor; ülkedeki istihdam oranı da artırıyor. Çevresel etkileri de yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok daha az.

Türkiye’nin Güneş Enerjisi Potansiyeli

Türkiye coğrafi konumu itibarıyla sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli yüksek bir ülkedir. Türkiye’de ortalama güneş radyasyon oranı 1311 kwh /m2 iken Almanya’da bu oran 900 kwh / m2 seviyelerindedir. Buna rağmen Almanya’nın güneş enerjisi sektörüne yatırımı Türkiye’den katbekat fazladır.

Türkiye’de yenilenebilir kaynakların ekonomik potansiyelinin yüksek olduğu göz önüne alınarak, 2023 yılına kadar yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretiminin toplam üretimdeki payının en az yüzde 30’a yükseltilmesi ön görülmektedir. Türkiye’nin bugün itibarıyla hedeflerin oldukça uzağında olduğu dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda bu alanda yüksek yoğunluklu yatırımların gerçekleşeceği söylenebilir.

Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek

Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitliliği açısından elverişli bir coğrafi konuma sahiptir. Başlıca yenilenebilir enerji kaynakları arasında hidrolik enerji, biyokütle, rüzgâr, biyogaz, jeotermik ve güneş enerjisinin bulunduğu Türkiye'de, 2015 yılı itibarıyla elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 21'dir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2010-2014 Stratejik Planı'na göre; 2023 yılında elektrik üretiminin yüzde 30'unun yenilenebilir kaynaklardan temin edilmesi hedeflenmektedir. Güneş Işıma ortalamasının 1311 kwh/m2 olduğu ülkemiz, Avrupa ortalamasının çok üzerindedir.

Türkiye PV paneller ile güneş enerjisinden elektrik üretiminde büyük potansiyele sahiptir ve bu konuda sektör hızla oluşmaktadır. Avrupa ve Uzak Doğu'dan üreticiler, ülkemizde yatırım yapmaktadır. Rüzgar potansiyelimiz de özellikle açık deniz bölgelerinde yüksektir ve rüzgar türbün üretiminde istihdam sağlayan, sürekli büyüyen bir ekonomi oluşmuştur. Jeotermal enerjide de Anadolu havzası Avrupa kıtasına oranla daha genç olduğundan daha sıcaktır, birçok bölgede yeraltı sıcak su potansiyeli vardır. Kaplıcalarımız hemen her bölgemizde bulunmaktadır.

Ülkemiz, PV paneller ile güneş enerjisinden elektrik üretiminde büyük potansiyele sahiptir.

Gebze Teknik Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ata